17 Mayıs 2009 Pazar

Turkcell Süper Lig 32. Hafta Notlarım

  • Beşiktaş, bana göre son 3 haftasının en zor maçını, şampiyonluk maçını kazandı. Gelecek hafta bize (Galatasaray) karşı rahat galip geleceklerini düşünüyorum. Sivasspor ise bu hafta bizim yenerek iyice ateşe attığımız Gençlerbirliği ile daha zor bir maç oynayacak. Dolayısıyla gelecek hafta sonuçlara göre şampiyonluklarını ilan etme şansları bile mevcut. 
  • Beşiktaş'ın maçı kazanmasındaki en önemli etken, erken buldukları golde, maç öncesi büyük kavga çıkarıp kendi oyuncularının konsantrasyonunu bozan ve strese sokan Ankaragücü taraftarının etkisi büyüktü. Ankaragücü bu lige yıllardır yakışmıyor, düşmelerini temenni ettiğim bir takım, lakin bu sene düşseler de, yine bir Kayserispor-Erciyesspor isim değişikliği misali Ankaraspor'la isim değiştirip ligde kalacaklardır, o yüzden çok önemsemiyorum. 
  • Ceyhun Eriş'in artık beyaz deli gömleğine sokulması vakti geldi de geçiyor. Her oyuncu sinirlenebilir, çıldırabilir, ama her pozisyonda hakeme bu şekilde galiz küfürlerle tepki gösteren bir oyuncunun ciddi psikolojik tedaviye ihtiyacı vardır demektir.
  • Trabzonspor, Bursaspor'u Gökhan Ünal'ın son dakikadaki frikiği ile yenerken (ilk frikikte aslında faulü yapan Gökhan Ünal'dı, dolayısıyla yanlış bir karar söz konusu), golde top Mustafa Keçeli'ye çarpıp içeri girdi. Mustafa bildiğiniz gibi 14 Mayıs 2006'da Galatasaray'a şampiyonluğu getiren Denizlispor-Fenerbahçe maçında Denizlispor'un golünü atarak bir nevi Galatasaray'a şampiyonluk yolunu açan oyuncuydu. Burdaki hamlesiyle de Galatasaray'a gelecek sene Europa Ligi'nde temsil yolunu açabilir. Seni hiç unutmayacağım Mustafa!
  • Maçın bitimiyle, güya centilmen olan, ancak benim senelerdir söylediğim gibi, spor sahalarının en sinsi pislik futbolcu ve sonra teknik adamlarından Ertuğrul Sağlam'ın hakeme yönelik tepkisi görülmeye değerdi. Yine 1990 doğumlu, bayağı havalanmış gördüğüm Sercan'ın hakeme saldırışı umarım gözlerden kaçmamıştır. Bu oyuncu tipik 1990'lar golcülerinden; adı Fenerbahçe ile geçiyor. Yakışır..
  • Ertuğrul Sağlam'ın maç sonrası açıklamaları da sanki Europa Ligi yarışına havlu atmış gibiydi; hala büyük şansları olmasına rağmen, iyi takım olduklarını ama bu tarz son noktada başarılı olabilmeye tam hazır olmadıklarını, gelecek sene en az 4-5 kaliteli oyuncuya ihtiyaçları olduğunu söyledi, ki bu ruh halindeyse çok zor iki maç oynayacak ve 0 puanla iki maçtan çıkma olasılığı dahi olan Galatasaray'a gün doğar.
  • Maç sonunda Trabzonsporlu Egemen, sahadan çıkmak bilmedi; orta yuvarlakta taraftara üçlü çektirdi, şov yaptı ve yıllarca kaptanlığını yaptığı, 16 numaralı formayı giyerek gönderme yaptığı Bursa'ya büyük ayıp etmiş oldu. Bursaspor seyircisi artık Egemen'i maçlarda rahat bırakmayacaktır.
  • Galatasaray'da adam gibi adam Harry Kewell yine yedek bırakılmasına küsmedi, yine mücadelesini etti, golünü attı, attırdı; tribündeki eşi ve çocuklarını da Galatasaraylıları da sevindirdi. Keşke seneye Arda yerine O'nu kaptan yapsalar.. Her anlamda gençlere örneksin Harry.. Bugün attığı gol Kewell'in ligdeki 7. golü oldu. 
  • Galatasaray'in benim tabirimle "boncuk" yemeden maçı bitirmeyeceğini düşünüyordum; nitekim yine son dakikada golü yemeyi başardık. Bir beş dakika önce yeseydik, büyük ihtimalle 2-2 biterdi maç. 
  • Koca Kral Tanju, Telegol'de Antalya'dan bağlantı yapan muhabir pozisyonundaydı. Ali Bilgin'in peşinden koştu ropörtaj için, Şifo ile muhabir-hoca ropörtajını ise gerçekleştirdi. Üzüldüm Tanju adına. Bir insan ne kadar yetenekli olursa olsun, akıllı olmayınca bu hale gelebiliyor.
  • Fenerbahçe'de Lugano sezonun 7. golünü atarken, Güiza yine inanılmaz bir gol kaçırdı. Gelecek sezon Aziz Yıldırım Deivid'in ikinci yılında yaptığı çıkışı bekliyor kendisinden, ancak bence Fenerbahçe taraftarıyla yıldızı pek barışmayan bu oyuncu için gelecek senenin başlangıcı inanılmaz önemli. Eğer kötü başlarsa, seyirci tahammül etmeyecektir ve Güiza'nın Küçük Emrah modeli günlerine dönmesi kaçınılmaz olur. Gelecek sene iyi de oynasa, kötü de oynasa, bu futbolcu için bonservisi 14 milyon euro olmak üzere toplam 30 milyon euro harcanması tam anlamıyla Fenerbahçe tarihinin en büyük kazıklarından biridir.
  • Eskişehirspor'da Batuhan sezonun 9. golünü attı. 1991 doğumlu aslında yetenekli olan bu oyuncunun BJK'ye döneceğini, karakter sorunları nedeniyle bir-iki sene sonra kopacağını, sonra tekrar bir büyük takım şansı yakalayacağını, ancak genel olarak Anadolu'da ekmek yiyerek Saffet Sancaklı misali bir futbol kariyeri olacağını öngörüyorum.
  • Haftanın en güzel golleri, Eskişehirsporlu Engin, Kocaelisporlu Julio Cesar, Gaziantepsporlu Ivan de Souza, Beşiktaşlı Ernst ve ikinci golüyle Bobo, Trabzonsporlu Gökhan Ünal ve Konyasporlu Veysel'den..

0 yorum: