Fotospor'dan..
"Londra'da büyük sıkıntı yaşayan Fildişili Drogba’nın; Anadolu yarımadasında yeşillikler içinde bir yıl yaşayarak Avrupa’ya fırtına gibi dönüp, eski günlerine kavuşmak için bu teklifi değerlendirmeyi düşündüğü bildirildi."
Devamı
Artık herkes Avrupa Futbolunu takip ediyor. Yıllar önce o muhteşem jenerik müziğiyle haftada bir akşam bizi televizyon önüne kitleyen bir adet Avrupa'dan Futbol programı yok. Çorum'daki kahvede oturan abi bile, belki ismini doğru telaffuz edemese de, Sochaux'da, Hoffenheim'da kimlerin oynadığını biliyor, zira İddaa oynuyor. 


Her fırsatta Galatasaray'a boyunu aşan laflarla saldırırsın..
İsmen çok ama çok büyük bir transfer oldu.. Galatasaray'ın belki de Derwall'den sonra en çok ses getiren teknik adam transferi.. Tüm dünyada ajanslarda bir numaralı spor haberi olarak geçirilecek kadar büyük bir transfer..
2003 yılında Olimpiyat Stadında oynanan Galatasaray-Fenerbahçe maçını hatırlarsınız..
Henüz resmen açıklanmasa da, gelecek sene Fenerbahçe'nin başında Daum olacak. 
Biliyorsunuz bizim ligimizde hakemlerin kafasında oyuncular, Erman Toroğlu'nun yönlendirmelerine göre şekilleniyor. Buna göre bazı oyuncular önceden mimli olup, ne yaparlarsa yapsınlar hakemlere yaranamıyorlar. Bazı oyuncular ise, sevimli - zararsız addedilip, ona göre itimas zincirinde yerlerini alıyorlar.
Takip ettiğim kadarıyla yazılı ve görsel basında, Beşiktaş'ın kazandığı şampiyonluk 13. şampiyonluk olarak ilan ediliyor.
Galatasaray'da belki de sezonun başarısızlıkla geçmesinin bir numaralı sebebi bu. 



Tüm tribünleri dolaşarak, Bülent Uygun'u da tebrik ederek, sezona veda etti Oz Büyücüsü.. Bu kötü sezonun nadir güzelliklerinden birisin Harry.. Seneye çok daha fazla şey bekliyoruz senden.. ve.. ah ne güzel yakışırdı kaptanlık pazubandı sana..


Maçın beni en çok şaşırtan hususu tribünler oldu. Camp Nou'nun istediğinde rakibe cehennem olabileceğini biliyorduk; ama özellikle son 15 sene içerisinde Barcelona taraftarı maçları adeta tiyatro izler gibi izlerdi. Maça etkileri kesinlikle bizim aynı sloganı 90 dakika boyunca saha içi şartlara aldırmaksızın söyleyen taraftarlarımızdan yine de iyiydi; ters hakem kararlarında o 90 dakika susan taraftar kükrerdi bir anlık da olsa Camp Nou'da.. Ancak hiç bir zaman, bu maçtaki gibi tezahürat yaptıkları, top rakibin ayağına geçtiklerinde ıslıkladıkları, sürekli oyuncularını alkışlarla ittikleri bir maç daha görmemiştim. Bunu 10. dakikada öne geçmelerine bağlayanlar olabilir. Ancak ilk 10 dakikada Manchester United etkili başlamışken dahi tribünlerde sesi çıkan Barcelona taraftarıydı.. Şöyle güzel bir klüp şarkısı olan takımdan da bu beklenirdi zaten:

Simona Halep sakatlandı ve bıçak altına yatıyor.. demek isterdim..Ancak bu aslında yarı doğru bir gerçek..
Aykut Kocaman gelecek sene Ankaraspor'un başında olmayacak..

© 2009 ·gian'ın sesi by TNB